Niçin kasabalar yerine özellikle Londra?
Velilere vaad edilen bir noktaya değinmek istiyoruz. Buna biz profesyonel kişiler olarak şiddetle karşıyız: "İngiliz kültürünü yaşamak" deniyor. Bu kültürün sadece ve sadece bir açık adresi vardır, o da Kraliyet ailesinin yaşadığı, başkent Londra'dır. Kraliyet Sarayı, Madame Tussaud's, British Museum, Tower of London, Saint Paul Cathedral, Westminster, BigBen, Tower Bridge, Harrods Mağazası, Oxford Street, Hyde Park, Trafalgar Square, Piccadilly Circus ve Leicester Square görülmeden İngiliz Kültüründen bahsedilemez. Bırakınız bu önemli yerleri, daha görülmesi, gezilmesi gereken yüzlerce merkez vardır Londra'da. Diğer firmalar da bunun farkında olmalılar ki, programlarını yürüttükleri yerlerin Londra'ya uzaklık mesafelerini belirtme gereği duyarlar. Kalınacak yer Londra'ya ne kadar yakınsa o dil okulu programı o kadar değerlidir. Elinize böyle bir tanıtım broşürü geçtiğinde dikkatle inceleyin. Anlatmak istediğimizi o zaman daha iyi anlayacaksınız. Bu arada ne yazık ki Londra'ya yakınlık konusunda velilere yanıltıcı bilgiler verilmektedir. Örneğin 4 saat uzaklıkta bulunan bir sahil kasabasının, 45 dk. gibi bir zaman dilimi ile belirtildiğine şahit olduk. Israrla belirtiyoruz: Kültür, kasabada değil, büyük şehirde yaşanır. Çocuğunuz kasabalarda tenis oynamak yerine bu merkezleri görmelidir. Bu kültürü yaşamalıdır. Derslere zevkle girmeli, ders bitimini iple çekmelidir. Her dakika boşboş oturacağına hayat dolu olmalıdır. Lunaparklarda, eğlence merkezlerinde çılgınlar gibi eğlenmelidir. Teknoloji ile tanışmalıdır. Yarın iş sahibi olduğunda iş kolu Londra'da olacaktır bir kasabada değil. Bizler, program yürütücüleri olarak 1 aylık zamanın dahi Londra için yetmediğini savunuyoruz. Günlük programda sürekli yeni yerlerin görülme arzusu, öğrenciyi derslere motive edici en büyük faktördür. Siz olsaydınız her gün aynı şeyleri yaşamak mı yoksa her gün değişik merkezleri gezmek mi isterdiniz? Özetle şunu belirtmek istiyoruz. İlginin olmadığı, motive edici faktörlerin bulunmadığı ortamlardaki eğitim ne kadar kaliteli olursa olsun sonuç yine başarısızlıktır. Bu nedenle kaliteli ve başarılı bir eğitim için Londra, biçilmiş bir kaftandır. Çünkü öğrenciye öğrenme potansiyelini veren Londra'nın ta kendisidir. D&K International, öğrencilerine Londra'da görmeleri gereken her yeri gösterir ve bu turistik yerler hakkında çarpıcı bilgiler verir.

Neden New York?
 Gözleriniz kapatın ve düşünün. Amerika deyince akla ilk gelen şehir ve sembolü nedir? Özgürlük Anıtı ve New York dediğinizi duyar gibiyiz. İşte bu nedenle New York üzerinde duruyoruz. New York'u profesyonellerle keşfedip sokaklarında dolaştığınızda, belleğinizde canlandırdığınız bambaşka bir şehir olduğunu farkedersiniz. New York'ta gökyüzünü görebilmek için başınızı yukarı kaldırmanın, birer mimari şahaser olan gökdelenleri fotoğraf makinenize ya da video kameranıza sığdırmanın mücadelesini verirsiniz. İnsanoğlunun neler yapabileceğine şahit olur ve bununla gurur duyarsınız. Diğer programlarda öğleden sonraları amaçsız oturmak yerine Deren Koray ile yapacağınız New York turu bakın sizde ne tür duygular uyandıracak. Son derece profesyonelce planmış sokaklarında dolaşırken yanınızdan kuğu gibi süzülen bir limo, South Street Seaport'ta Brooklyn Köprüsü'ne karşı içeceğiniz bir kahve, Times Square'in bakmaya doyamayacağınız rengarenk ışıklı reklam panolarının altında yapacağınız bir yürüyüş, Broadway'ın dünyaca ünlü o muhteşem şovları, King Kong'un ve Indepence Day'deki uzaylıların vazgeçemedikleri 443m. yüksekliğindeki Empire State Building'den tüm New York'u ve 7 eyaleti izlerken hissettikleriniz, Godzilla'nın kıstırıldığı Brooklyn Köprüsü ve yavrularının istila ettiği, konserleri, spor karşılaşmaları ve sanatsal aktiviteleri ile ünlü Madison Square Garden, her köşe başında bulabileceğiniz yetenekli sokak ressamları, Meksika yemeklerinin bir numaralı yeri El Torito ve Taco Bell, paranın sesini duyabileceğiniz New York Stock Exchange ve Wall Street, World Trade Center, her an her köşesinde çekilen bir filme rastlamanız, sokak satıcılarının sattığı üzerinde iri tuz parçaları bulunan kestane kabuğunun tütsüsüyle aroma verilmiş "pretzel"lar, şekerle kavrulmuş fıstık, badem ve hindistan cevizinin doyumsuz tadı, dünyaca ünlü markaların kendi satış mağazalarının bulunduğu caddeler, yetenekli zencilerin para toplamak için yaptıkları birbirinden ilginç sokak gösterileri, Harley Davidson, Motown, Hard Rock Café, ve neredeyse tüm Hollywood yıldızlarının el ve ayak izleri bulunan ünlü Planet Hollywood'dan yapacağınız bir alışveriş, olağanüstü güzel bir atriuma sahip Trump Tower, deliklerinden buhar yükselen caddelerdeki logarlar, toplu taşıma araçlarını adeta refüze eden kaskları, roller-skate ve roller-blade'leri ile New York'un sokaklarında dolaşan gençler, 4 adet tişörtü 10 Dolara satmak isteyen zenciler, evsiz ve sokakta yatan düşkünlerin yanından geçen lüks otomobiller, busking yaparak para kazanmaya çalışan yoksullar, Rockafeller Center'in önünde bulunan 185 dünya milletinin bayrakları arasından, bayrağımızı seçtiğiniz anda duyduğununuz sevinç ve gurur, Circle Line Cruises ile alacağınız bir gemi turu, Hürriyet anıtının tacına çıktığınız anda Manhattan'ın taçtan görünüşü, göçmenlerin Amerika'ya merhaba dedikleri Ellis Island ve tarihi atmosfer, kültürün en iyi alınabileceği birbirinden zengin koleksiyon ve bilgiye sahip zengin müzeler, hayranı olduğunuz dünyaca ünlü pop ve film yıldızlarının her yerde rastlayabileceğiniz izleri, atlı polisleri, filmlerde görmeye alıştığımız geniş konforlu arabaları, yatay reklam panosu taşıyan sarı taksileri, ilginç kiliseleri, cıvıl cıvıl, rengarenk ve tam bir keşmekeşin yaşandığı, elektronik aletlerin değerinin çok çok altında satıldığı ünlü China Town, Little Italy'de yürürken uğrayacağınız bir kafede yiyeceğiniz çilekli bir cheesecake, sıcağından zaman zaman bunalacağınız, madeni yağ kokan istasyonlarında sabırla beklediğiniz metro, ve kendinizi içeri attığınız anda klimanın verdiği o tatlı serinlik, her türlü hazır gıda ve soyulmuş meyvenin satıldığı 24 saat açık olan şarküteriler, Penn Station'ında koşuşturan halk, zaman zaman görmeyi özlediğimiz Amerika'lılar (!), betonlaşmaya tek başına karşı koyan halkın nefes aldığı ünlü Central Park, her ne kadar kabul etmek istemeseler de "No go area" özelliğini hala koruyan Harlem, alışık olmadığımız kadar lüks belediye otobüsleri, Washington D.C. ve Niagara Şelaleleri gibi görülmesi gereken yerlere olan yakınlığı, eğlencenin sınırsızca yaşandığı, öğrencilerimizin bir türlü ayrılmak istemedikleri, binmek için gerçekten yürek isteyen atraksiyonların bulunduğu ünlü eğlence parkı Six Flags, ve daha anlatamadığımız bir çok güzel olayı bizlere yaşatan dünya başkenti New York'ta geçirdiğimiz o değerli dakikalar belleklerimizde derin birer anı olarak canlanır. New York'u anlamak bu yazdıklarımızı okumakla değil New York'u Deren Koray farkıyla yaşayarak anlaşılabilir. Sizce neden Tarkan, Burak Kut, Rafet El Roman gibi Türk popunun starları neden dizi dizi buralarda klip çekmeye gelirler? Neden Hürriyet Gazetesi'nin değerli  yazarlarından Serdar Turgut, her köşe yazısında New York'tan bahsetmeden yazısını yazamaz? Neden Godzilla, Look Who is Talking, Crocodile Dundee, Armageddon, Deep Impact, Gremlins, Ghostbusters, Independence Day, King Kong, Die Hard, gibi filmler New York'ta çekilmiştir. Bir kağıt ve bir kalem ne kadar çok şey anlatabilir ki? New York kısaca, Amerika Birleşik Devletleri'nin sembolik şehri olarak mutlaka görülmesi gereken bir kent. Bu olanağı sunan sayılı firmalardan biri olarak Amerika ve New York programlarımızda da oldukça iddialıyız ve tüm öğrencilerimiz tıpkı İngiltere'nin başkenti Londra'da olduğu gibi dünya başkenti New York'a bu güzellikleri ve anıları yaşamaya davet ediyoruz.
 

<< << << << <<------- Soru indexine dönmek için basınız.