New York'ta şehir içi ulaşım nasıl gerçekleşiyor?
 New York için Londra'da kullandığımız tanımı kullanmak isterdik ama ne yazık ki ulaşım sistemi özellikle "Public Transportation" dediğimiz halk taşıma sistemi New York" dışında fazla gelişmemiştir. Buna karşılık profesyonelce düzenlenmiş grid system denilen bir cadde düzeni vardır. New York'ta bir adresi elinizle koymuş gibi çabucak buluverirsiniz. Şehir içinde ulaşım otobüs, metro, tren ve nehir yolu ile sağlanır. Otobüs ve metrolarda beraberce kullanılan bir metrocard bulunmaktadır. Istasyonlardaki manyetik alana sliplediğiniz taktirde sizlere geçiş hakkı verir. Kartlar Londra'daki travelcardların aksıne New York'ta şahıs değil kredi sistemine bağlı olarak işler. Kredisi biten kart, gişelerde istediğiniz miktarda yeniden doldurulabilir ve 24 saat istenildiği zaman kullanılır. Transferleri bilgisayar otomatik olarak değerlendirir ve çoğu zaman bu kartlarla ücretsiz transfer yapılabilir. Otobüsleri çok moderndir ve klimalıdır. Hepsi tekerlekli sandalyesi olan özürlü vatandaşların kullanabileceği özel bir düzeneğe sahiptir. Amerika'daki hemen hemen tüm otobüs şoförleri İngiltere'deki meslektaşlarının aksine son derece sevecen ve esprilidir. Bu da öğrencilerimiz için büyük bir neşe kaynağıdır. Metro ve otobüs için verilen ücret 1$, 50 Centtir. Bir New York programımızda 1 öğrencimiz ortalama 100$'a yakın bir miktarı şehire ulaşmak ve şehir içi ulaşımında harcamaktadır. Metroya gelince, iyi bir ulaşım ağı bulunan metronun tek eksiği istasyonlarının estetik bir mimari yapıdan uzak oluşu ve zaman zaman dayanılmayacak kadar sıcak olması. Onlar da bu eksikliklerinin farkında olacaklar ki tüm metro vagonlarına klima yerleştirmişler. Madeni yağ kokan istasyonlarında Londra'nın aksine 20 dakikaya kadar metroyu beklediğimiz anlar olmadı değil. Yön levhaları yeterli olmadığı için yabancı birinin dilediği destinasyona gitmesi oldukça zor. İstasyon isimleri her yerde olmadığı için zaman zaman hangi istasyonda olduğunuzu sormak zorunda kalabilirsiniz. Bizler istasyonları ezberlediğimiz için sorun yaşamamaktayız. Öyle ki yeri geldiğinde yerli halkı dahi bizlere danışabilmektedir. Halk bu konuda son derece yardımseverdir. New Jersey ve Staten Island'a gitmek için de New Yorker'lar çoğu zaman Staten Island Ferry servisini kullanırlar. Denizyolu ile yapılan bu taşımacılıkta bizlerin pek fazla bir işi olmayacaktır. New York'un öğrencilerimiz açısından bir avantajı da metrocardlarını okulda dalgınlıkla unuttuklarında arkadaşlarının kredilerini rahatça kullanabilme kolaylığıdır. Londra'da öğrencilerimizin bu şansı olmadığı için travelcardlarının yanlarında bulunmaması nedeniyle zaman zaman sıkıntılı anlar yaşayabilmektedirler. New York'ta çoğu zaman kurtarıcılarımız taksilerdir. Saniyede rastlayabileceğiniz bir taksiyi durdurun ve içine binin. Sadece gideceğiniz yeri söyleyin ve paranızı ödeyin. New York'ta ucuza gezmenin en seri ve en uygun alternatifi bu modern Amerikan Caprice Classic'lerdir.

Londra'da neler ucuz veya pahalı?
 Londra'da pahalı sayabileceğimiz üç büyük sektör vardır: Ulaşım, gıda ve konaklama. Programımızın maliyeti yükseltmemesi açısından tarafımızca bizler de bu konuya ilişkin iki büyük önlem almış bulunuyoruz: Ulaşım 1 aylık veya haftalık indirimli kartlar ile sağlanırken, gıda ve konaklama sorunu aileler tarafından verilen 3 öğün yemek ile çözülmüş ve mali yük velilerin üzerinden alınmış olmaktadır. Bunun yanında 1 Pound'a pizza yapan ve yanında ücretsiz salata veren İtalyan restoranları da vardır. Londra dünya müzik merkezi olduğu için müzikseverlerin ilgilenecekleri cdler oldukça ucuzdur. Az kullanılmış single albümü 20 Penny'e alabilirsiniz. 4'lü paket CD'leri 10 Pound'a, en son hitleri içeren double albümleri ise 14 Pound'a alabilirsiniz. Elektronik eşyalar gerçekten çok ucuzdur. Örneğin Türkiye'de görmediğiniz modelleri orada bulabilirsiniz. Walkman, saat, fotoğraf makinesi, portable müzik setleri, CD playerlar gibi cihazları gümrüksüz alabilirsiniz. Londra müzik merkezi olduğu kadar spor merkezidir de. Wembley Stadyumu ve Wimbledon, spor karşılaşmalarının yapıldığı önemli merkezlerdendir. Spor ürünleri de oldukça ucuzdur. Dünyanın ünlü spor ayakkabı markalarını şaşırtıcı fiyatlarla satın alabilirsiniz. Londra size inanılmaz şekilde ürün seçeneği sunar. Bunlar arasında karar vermeniz oldukça zordur. Pazar günleri kurulan Petticoat Lane, Wembley ya da Camden Lock gibi pazarlarda iğneden ipliğe aradığınız herşeyi son derece uygun fiyatlarla bulursunuz. Yine ekonomiye katkıda bulunmak amacı ile halkın düzenlediği ve hemen her semtte kurulan Car-Boot Sale denen bir pazar sistemi vardır. Burada ise kalite düşük ancak fiyatlar daha da ucuzdur. Genelde kullanılmış mallar satılır ancak hiç kullanılmamış olan ürünler de yok değildir. Öğrencilerimiz alışverişlerini en ucuz semtlerden ve pazarlardan yaparlar, böylece sınırlı bütçelerine büyük katkı sağlamış olurlar. D&K International Londra'nın en ucuz yerleri hakkında geniş bilgiye sahiptir. Öğrencilerimiz fiyat araştırması yaparken buralardaki ucuzluğu hemen farkederler. Öte yandan öğrencilerimizin satın alırken zorlandıkları materyal ise fotograf filmleridir. Kaliteli 36 pozluk filmler İngiltere'de ortalama 4 Pound'a satılmaktadır. Öğrencilerimize filmlerini toplu olarak Türkiye'den götürmelerini tavsiye ediyoruz.
 

<< << << << <<------- Soru indexine dönmek için basınız.