"Londra ve New York tehlikelidir " diyorlar. Bu doğru mu?
Her metropolün kendine göre tehlikeleri vardır. Bugün yaşadığımız
kentte bile arada sırada küçük olaylara şahit oluyoruz. Londra ve New York'un
da pek tabiki kendine özgü birtakım problemleri vardır. Örneğin yaşam pahalı
olduğu için her iki kentte dalgın dalgın gezinen turistlerin tüm paralarını
ya da değerli eşyalarını çaldırmaları işten bile değildir. Böyle bir olasılığı
düşünerek tüm paranın taşınması bizce bir risktir. O gün için yetecek miktarı
almak bizce en doğrusudur. Öte yandan toplu taşım araçlarında ya da kalabalık
bir yerde değerli bir eşyanızı unutursanız bu eşyanın tekrar size ulaşması
çok zordur. Büyük olasılıkla ihtiyaç sahibi biri tarafından alıkonacaktır.
Bu nedenle dikkatli olmak gerekmektedir. Bu arada Londra'da trafiğin ters
yönde seyretmesi, öğrencinin tüm trafik bilgisinin altüst olmasına neden
olur. Bu, diğer yaz programlarında bir ayrıntı gibi görünmesine rağmen
D&K International bu konunun üstüne de titizlikle eğilir. Öğrencilerine
Londra'daki ilk günlerinde uygulamalı trafik dersi veren tek kuruluş D&K
International'dır. New York'a gelince, son yıllarda New York belediye başkanının
aldığı seri önlemlerle bir zamanlar suç oranı sıralamasında üst sıralarda
yeralan New York, günümüzde Amerika'daki en güvenli kentlerden biri olarak
bambaşka bir kimlikle karşımıza çıkmaktadır. Belediye başkanlarına adeta
tapan New York'luların, bu sevgilerini dükkanlarına başkanın resimlerini
asarak ifade ettiklerine şahit olduk ve gerçekten çok şaşırdık. Geçmiş
yıllarda geceleri özellikle Broadway dışında dolaşmak pek akıllıca değildi.
Artık New York'un her yerinde (Harlem hariç) güvenle gezebiliyoruz. Eskiden
arabaların arkasında hırsızlara bırakılmış "Arabamın bagajında ve içinde
eşyamı bırakacak kadar aptal değilim, çalacağın hiç birşey yok" mesajlarına
artık rastlamıyoruz. Zaten bizlerin olmadığı yerde öğrencilerimizin de
işi yoktur. Bizler firma yetkilileri olarak yaz okullarımızın olduğu tarihte
"incoming" ve "outgoing" faaliyetlerimizi askıya alıyor, öğrencilerimize
yurtdışı seyahatlerinde temsilci öğretmenlerimizle birlikte 24 saat süre
ile eşlik ediyoruz. Çünkü dünya üzerinde bundan daha fazla sorumluluk isteyen
ve kesinlikle hata telafi edilemeyen bir sorumluluk herhalde yoktur. Deren
Koray Turizm sorumluluğunun sonuna kadar bilincindedir ve programlarında
öğretmenlerini ve öğrencilerini asla yalnız bırakmaz. Firmamızın antetli
kağıdında yazan "dk cares" (Deren Koray korur, kollar) sözcüğü, bu özelliğimizden
yola çıkılarak İngiltere ve Amerika'da temsilciliğini yaptığımız firmalar
tarafından bizlere verilmiş ve bizlere yakıştırılmış bir logodur. Bu sözcüğü
gururla taşıyor, üzerimize düşen her türlü görevi yerine getiriyoruz.
Londra'da ve New York'ta genelde hava şartları
nasıl? neler giyebilirim?
Londra'nın ne yazık ki "yağmurlar şehri" gibi yanlış bir imajı
vardır. Yaz aylarında yağmur yağdığı doğrudur ancak güneş kendini gösterdiğinde
de insanlar adeta kaçacak gölge arar Genellikle hava açık veya parçalı
bulutludur. Londra'nın havası Karadeniz İklimi ile belirgin bir benzerlik
gösterir. Havanın açacağını ya da yağmur yağacağını önceden kestirmek çok
zordur. İngiltere'nin çevresinde akan sıcak Golfstream akıntısı, Londra'nın
havasını ılıman kılar. Londra'nın yağmuru hiçbir zaman bardaktan boşanırcasına
yağmaz. İnsanı tatlı tatlı ıslatan bir yağmuru vardır. Şiddetli yağmurlar
ender görülür. Özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında hava oldukça sıcaktır
ve yakıcı bir güneşi vardır. Hyde Park'taki ağaçların gölgesinde dinlenmeden
yol almak pek akıllıca değildir. Kalın olmayan bir spor şapka sizi hem
yağmurdan hem de güneşten yeteri kadar koruyacaktır. Bu durumda pamuklu
tişört ya da ince gömlek idealdir. Gecelerin serin olduğunu hatırlatmakta
yarar var. Bu nedenle bir iki kazak bulundurmak yararlı olacaktır.
New York'a gelince, bu şehir yazın oldukça sıcaktır. Alışık olmadığımız,
zaman zaman bizlere zor anlar yaşatan nemli günler de bulunmaktadır. Bu
nedenle yanınızda taşıyacağınız minik bir kolonya sizin yardımcınız olacaktır.
Amerikalılar bu sıcak havanın dezavantajlarını yaşamamak için aklınıza
gelebilecek her yeri güçlü klima sistemleri ile soğutabilmektedirler. Bu
noktada teknolojilerini konuşturan dostlarımız, Adnan Menderes Havalimanı'nın
3 katı büyüklüğüne sahip Madison Square Garden'ı ve binlerce metreküplük
hacme sahip Penn Station'ı dahi soğutabilmektedirler. Okulumuzun da son
derece güçlü bir klima sistemi bulunmaktadır. Öyle ki ısınmak için çoğu
zaman kendimizi dışarı attığımızı hatırlıyoruz. Merkezi soğutma sisteminin
çok güçlü olması nedeniyle dersler sırasında üşümemeniz için yanınıza bir
sweat-shirt almanızı öneriyoruz. Bunlar dışında bir şapka, şort ve tişört
sizleri sıcaktan koruyacak olan giysilerdir. Kot pantolon, gezi için ideal
bir giysidir. Gezilerimiz fazla olduğu için topuklu ayakkabıları kesinlikle
tavsiye etmiyoruz. Bunun yerine düz tabanlı ayakkabılar ya da spor ayakkabılar
tercih edilmelidir. Gece, partilerde ve diskolarda şık görünmek isteyen
bayanlar, bavullarına topuklu ayakkabılarını ve gece elbiselerini tabiki
koyabilirler.
