İngiltere'deki sözde dil okulları hakkında
bizleri aydınlatır mısınız?
Son yıllarda İngiliz basınını sıkça meşgul eden bu durum tüm
dünyada olduğu gibi Türkiye'deki British Consulate'e de iletilmiştir. Konsolosluk
aracılığı ile TÜRSAB ve İngiltere'de
eğitim hizmeti sunan resmi kurumlara da bu konu hakkında ayrıntılı bilgiler
ulaştırılmıştır. İngiltere'nin henüz gündeminde yeralan bu konu aslında
15 yıldır süre gelmektedir. Home Office'in farkında olduğu bu problem için
hükümet dahi bir çare bulamamaktadır. Sorun şudur: "Büyük Britanya toprakları
dahilinde her öğrenci okuma özgürlüğüne sahiptir" kanununu istismar eden
bazı kişiler, İngiltere'de kaçak yollarla para kazanmayı adet edinmiş bazı
kuruluşlarla temasa geçerek, para karşılığında edindikleri davet mektupları
ile konsolosluğa başvurarak, vize alabilmiş ve hayatlarının geri kalan
bölümünü İngiltere'de kaçak olarak geçirme yoluna gitmişlerdir. Sözünü
ettiğimiz kuruluşlar ne yazık ki İngiltere'de yayılış gösteren bazı dil
okullarıdır. Şimdi sizlere İngiltere basınını uzun süre meşgul eden bu
konuyla ilgili yazılanları sunuyoruz. Yorumunu hep birlikte yapacağız.
Bir okul, bünyesine öğrenci çekmek için maksimum 15 öğrenci ile ders yapıldığını reklam broşürlerinde bildirmektedir. Home Office kayıtlarına göre vize vererek ülkeye getirdiği öğrenci sayısı ortalama 1500 olarak bildirilen bu okul gerçekte sadece 250 öğrenci ile sözde eğitimini sürdürmektedir. Geri kalan 1250 sözde öğrenci okula kayıtlı görünmesine karşın vize alarak ülkeye kaçak girmiş kimselerdir. Sizce de 1500 öğrenciyi sınıf sayısı sadece 20 olan bir okula 15 kişilik gruplarda yerleştirme olasılığı var mıdır? Ne tesadüf ki bu öğrencilerin neredeyse %90'ı AB üyesi dışında yeralan üçüncü dünya ülkelerinin vatandaşları olarak Home Office'in karşısına çıkmaktadır. Kiralık, işsizlikten kıvranan ama İngilizce'yi ana dili olarak konuşan, mesleki formasyondan yoksun, sıradan kişilerin öğretmen olarak cirit attığı bu sözde okullarda gerçekten İngilizce öğrenmek amacıyla gelen bu olaydan habersiz öğrenciler mağdur olmaktadır. Geçirilen her dakikanın para olduğu bu ülkede İngilizce öğrenmek adına gelen bu öğrencilerin zaman kaybetmekten başka yapacak birşeyleri bulunmamaktadır. Çünkü okul diye gittikleri aslında İngiltere'ye giriş yapan insanlara umut tacirliği yaparak para kazanmaya çalışan kuruluşlardır. Bu sözde okullar oturdukları yerden AB üyesi dışında okuma amacıyla gelen öğrencilere haftada 15 saatlik İngilizce kurslarına kağıt üzerinde kayıt yaparak bu şekilde her yıl binlerce Sterlin'i illegal yollarla elde etmektedirler. Burada en büyük darbeyi iyi niyetli öğrenciler almaktadır. İngilizce öğrenmek adına milyonlarca para sarfeden bu öğrenciler, dil öğrenmek şöyle dursun, doğru dürüst barınacak bir yer dahi çoğu zaman bulamazlar ve oradan oraya daha iyi şartlarda barınmak için adeta göçebe hayatı yaşarlar. Yaptıkları ilk iş kendilerine başka bir okul aramaktır.
Yorumumuza gelince, birçok kişinin bilmediği bunca problem varken,
ciddi bir kuruluşun danışmanlık hizmetini almadan yapacağınız yanlış bir
seçim, yurtdışında kalacağınız süre içinde karşılaşma olasılığı yüksek
olan problemlerinizi çözümsüz bırakacaktır. İngiltere'de sözü geçen illegal
okulların bir listesi Home Office'de bulunduğu gibi, bu kurum, kara listede
yeralan okulları açıklamamaktadır. Milyonlarca lira harcayarak dil öğrenebilme
umudu ile gittiğiniz bir programda farkında olsanız da olmasanız da sonuç
hüsran olabilir. Kaldığınız süre içinde çok daha verimli bir şekilde İngilizce
öğrenmek yerine, okul görünümü veren bu tür kursların baştan savma tutumlarının
kurbanı olabilir, İngilizce öğrendiğinizi zannettiğiniz bir ortamda aslında
hiçbirşey öğrenmediğinizi farkedebilirsiniz. Dürüst insanların iyi niyetini
istismar eden kuruluşlarla gerek İngiltere'de, gerek Amerika'da gerekse
Türkiye'de sonuna kadar mücadele edeceğimizi hatırlatıyor, bu konuda üzerimize
düşen her türlü görevi anında yerine getireceğimizi bildiriyoruz.