Sınıfımda diğer ülkelerden gelen öğrenciler de bulunacak mı?
 Gayet tabi. Yabancı öğrenci sayısı, sahip oldukları İngilizce seviyesine göre değişiklik gösterir. New York ve Londra'da öğrenciler sınıflara yerleştirilmeden önce bir seviye tespit sınavı yapılmaktadır. Bu sınav sonucuna göre öğrenciler karma olarak sınıflara alınır ve seviye grupları oluşturulur. Türkler dahil 25 ülkenin öğrencileri okulllarımızda hazır bulunacaktır. Londra'daki okulumuzda derslerde sürekli bir rotasyon söz konusudur. Her dersin öğretmeni farklıdır. Öğretmenler öğrencileri 1 dakika dahi boş bırakmazlar. Sürekli soru-cevap şeklinde bir yöntem takip edilmektedir. Öğrenci teneffüslerde yabancı uyruklu öğrencilerle sohbet etmektedir. Her dersin sınıfı farklı olduğu için 1 öğrencinin 2 ya da 3 ayrı sınıfta bir çok yabancı arkadaşı bulunacaktır. Bu öğrenciler genellikle Japonya, İtalya, Almanya, Çin, Kore, Fransa, İspanya, Polonya, Avusturya, İsviçre, Portekiz, Polonya, Brezilya gibi ülkelerden gelmektedir. New York'taki okulumuz ise yine Londra gibi uluslararası bir kimliğe sahiptir. Ders aralarında diğer ülkelerden gelen öğrencilerle yapacağınız kültür alışverişi ve sohbetler, sizlere ayrı bir zevk verecek, tüm bu güzellikleri hep birlikte okulda paylaşacaksınız. 3 haftanın sonunda da okuldaki arkadaşlarınızdan ayrılmanın verdiği burukluğu yaşayacak, arkadaşınızla ilişkinizi bundan böyle kesmemek için adresini alacaksınız. Sizler de kendi adreslerinizi vereceksiniz. (Genelde adresler hep alınır ama nedense gerisi pek gelmez öyle değil mi?)

İngiltere'deki sözde dil okulları hakkında bizleri aydınlatır mısınız?
 Son yıllarda İngiliz basınını sıkça meşgul eden bu durum tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'deki British Consulate'e de iletilmiştir. Konsolosluk aracılığı ile TÜRSAB ve İngiltere'de eğitim hizmeti sunan resmi kurumlara da bu konu hakkında ayrıntılı bilgiler ulaştırılmıştır. İngiltere'nin henüz gündeminde yeralan bu konu aslında 15 yıldır süre gelmektedir. Home Office'in farkında olduğu bu problem için hükümet dahi bir çare bulamamaktadır. Sorun şudur: "Büyük Britanya toprakları dahilinde her öğrenci okuma özgürlüğüne sahiptir" kanununu istismar eden bazı kişiler, İngiltere'de kaçak yollarla para kazanmayı adet edinmiş bazı kuruluşlarla temasa geçerek, para karşılığında edindikleri davet mektupları ile konsolosluğa başvurarak, vize alabilmiş ve hayatlarının geri kalan bölümünü İngiltere'de kaçak olarak geçirme yoluna gitmişlerdir. Sözünü ettiğimiz kuruluşlar ne yazık ki İngiltere'de yayılış gösteren bazı dil okullarıdır. Şimdi sizlere İngiltere basınını uzun süre meşgul eden bu konuyla ilgili yazılanları sunuyoruz. Yorumunu hep birlikte yapacağız.

 Bir okul, bünyesine öğrenci çekmek için maksimum 15 öğrenci ile ders yapıldığını reklam broşürlerinde bildirmektedir. Home Office kayıtlarına göre vize vererek ülkeye getirdiği öğrenci sayısı ortalama 1500 olarak bildirilen bu okul gerçekte sadece 250 öğrenci ile sözde eğitimini sürdürmektedir. Geri kalan 1250 sözde öğrenci okula kayıtlı görünmesine karşın vize alarak ülkeye kaçak girmiş kimselerdir. Sizce de 1500 öğrenciyi sınıf sayısı sadece 20 olan bir okula 15 kişilik gruplarda yerleştirme olasılığı var mıdır? Ne tesadüf ki bu öğrencilerin neredeyse %90'ı AB üyesi dışında yeralan üçüncü dünya ülkelerinin vatandaşları olarak Home Office'in karşısına çıkmaktadır. Kiralık, işsizlikten kıvranan ama İngilizce'yi ana dili olarak konuşan, mesleki formasyondan yoksun, sıradan kişilerin öğretmen olarak cirit attığı bu sözde okullarda gerçekten İngilizce öğrenmek amacıyla gelen bu olaydan habersiz öğrenciler mağdur olmaktadır. Geçirilen her dakikanın para olduğu bu ülkede İngilizce öğrenmek adına gelen bu öğrencilerin zaman kaybetmekten başka yapacak birşeyleri bulunmamaktadır. Çünkü okul diye gittikleri aslında İngiltere'ye giriş yapan insanlara umut tacirliği yaparak para kazanmaya çalışan kuruluşlardır. Bu sözde okullar oturdukları yerden AB üyesi dışında okuma amacıyla gelen öğrencilere haftada 15 saatlik İngilizce kurslarına kağıt üzerinde kayıt yaparak bu şekilde her yıl binlerce Sterlin'i illegal yollarla elde etmektedirler. Burada en büyük darbeyi iyi niyetli öğrenciler almaktadır. İngilizce öğrenmek adına milyonlarca para sarfeden bu öğrenciler, dil öğrenmek şöyle dursun, doğru dürüst barınacak bir yer dahi çoğu zaman bulamazlar ve oradan oraya daha iyi şartlarda barınmak için adeta göçebe hayatı yaşarlar. Yaptıkları ilk iş kendilerine başka bir okul aramaktır.

 Yorumumuza gelince, birçok kişinin bilmediği bunca problem varken, ciddi bir kuruluşun danışmanlık hizmetini almadan yapacağınız yanlış bir seçim, yurtdışında kalacağınız süre içinde karşılaşma olasılığı yüksek olan problemlerinizi çözümsüz bırakacaktır. İngiltere'de sözü geçen illegal okulların bir listesi Home Office'de bulunduğu gibi, bu kurum, kara listede yeralan okulları açıklamamaktadır. Milyonlarca lira harcayarak dil öğrenebilme umudu ile gittiğiniz bir programda farkında olsanız da olmasanız da sonuç hüsran olabilir. Kaldığınız süre içinde çok daha verimli bir şekilde İngilizce öğrenmek yerine, okul görünümü veren bu tür kursların baştan savma tutumlarının kurbanı olabilir, İngilizce öğrendiğinizi zannettiğiniz bir ortamda aslında hiçbirşey öğrenmediğinizi farkedebilirsiniz. Dürüst insanların iyi niyetini istismar eden kuruluşlarla gerek İngiltere'de, gerek Amerika'da gerekse Türkiye'de sonuna kadar mücadele edeceğimizi hatırlatıyor, bu konuda üzerimize düşen her türlü görevi anında yerine getireceğimizi bildiriyoruz.
 

<< << << << <<------- Soru indexine dönmek için basınız.