New Yorker'lar nasıl insanlardır?
 Amerikalılar çok yardımsever ve sıcak insanlardır. Sizleri tanısınlar tanımasınlar, karşılaşmalarda gülümseyerek selam verirler. Kahkaha atmaya bayılırlar. Esprili insanlardır. Amerika dışında bir başka dünya olduğunun farkında değillerdir. Bir adres sorduğunuzda "I have no idea" (hiçbir fikrim yok) deyip başlarını sallarlar. Halbuki aradığınız adres tam karşısındadır. Sabırsızdırlar. Bol bol korna çalarlar. Bu, onlar için en etkili iletişim aracıdır. New York'ta kırmızı ışık size yandığı halde karşıdan karşıya geçerseniz, siz de bu etkili iletişim sisteminde yerinizi alırsınız. Lükse çok düşkündürler. Herşeyin fazlasını isterler, çoğu gezmeyi sever. Kültüre ve özellikle tarihe yakın ilgili duyarlar. En zayıf noktaları geçmişlerine ait büyük bir kültürün bulunmamasıdır. Bunu yüzlerine söylediğinizde sizlerden hiç ama hiç hoşlanmazlar. Japonlar, Romalılar, Çinliler, Türkler gibi kökenleri belli toplumlara gıpta ile bakarlar fakat bunu belli etmemeye çalışırlar. Bu nedenle ülkemize gelen Amerikalı turistlerin tümü tarihi bölgelerimize akın ederler. Trafik kurallarını asla çiğnemezler. Bu konuda çok hassastırlar. İnsan hayatı Amerika'da da önemlidir. Bir ambulans çağırdığınızda abartmıyoruz, polisinden güvenlik devriyesine kadar ambulansla birlikte anında olay yerine ulaşırlar ve gerekli müdahaleyi hastaneden önce hemen orada yaparlar. Hastalık ne olursa olsun... Prensipleri ile yaşarlar. Dedikleri dediktir. Asla programlarında değişiklik yapmazlar. Müşteriye önem veriler. Müşteriyi kazanmak için zarar dahi etse daima memnun etmeye çalışırlar. Sanıldıklarının aksine cimri değillerdir. Bahşişi çok severler. Bahşişsiz bir iş yaptırmak çok zordur. Eğlenmeyi çok severler. Aile bağları çok kuvvetlidir. Akrabaları ile sık sık bir araya gelirler. Biz Türk'lerdeki gibi aile yapıları vardır. Teyze, hala, amca, dayı, damat, gelin gibi kavramlar onlarda önemlidir. Otobüslerinde kurallar daha gevşektir. Hatta otobüsün koridorunda oyun dahi oynayabilirsiniz. Çok milliyetçidirler. Ulusal marşlarını ellerini kalplerine götürerek dinlerler. Bayraklarına önem verirler tıpkı bizler gibi bayraklarına sahip çıkarlar. Her Amerikalının evinin önünde mutlaka bir Amerikan bayrağı vardır. Hatta bazıları özel direk yaptırmışlardır. Bir işin içinden çıkamazlarsa o işten vazgeçerler. Pratik insanlar değillerdir. Alternatif aramazlar ve sabit fikirlidirler. Zevkleri için yaşarlar. Sevdiği bir işi yapmaktan hiçbir Amerikalıyı alıkoyamazsınız. Çoğu, pazar günleri ailesi ile birlikte kiliseye gidip ibadet eder. İngilizler kadar kitap ya da gazetelere düşkün değillerdir. Evsiz insanlar Amerika'da da fazladır. Zenciler adeta müzik, dans ve spor için yaratılmış bireylerdir. İstasyonlarında sadece 1 tane levha vardır. Metro sistemi karışıktır. Çok iyi bilen biri dahi yeri geldiğinde destinasyon seçiminde hata yapabilir. Yollarının çoğu paralıdır. Neredeyse 30 km.de bir Toll Plaza'lara rastlamanız işten bile değildir. Trenleri bazıları dışında çok gelişmiş değildir, bizdeki trenlerden daha eski trenleri de vardır, otoyollar zaman zaman bakımsız kalabilmektedir. Türkiye'deki üstü ocaklı bulaşık makinelerini, uzaktan kumandalı split klimalarını, günlük yaşamda kullandığımız diğer pratik elektronik cihazlarını mühendislik harikası olarak nitelendirirler ve bunu hayranlıkla dile getirirler. Elma çayını çok severler. Kolonyayı pek tanımaz ve dolayısıyla sevmezler. "Dünyanın jandarması" imajı toplumu ikiye bölmüştür. Ekonomilerine getirdiği yük ve masraftan dolayı bazı Amerikalılar, hükümetlerinin bu tür girişimlerine karşı çıkmaktadır. Bazıları da bunun bir gövde gösterisi olduğunu ve Amerika'nın her zaman bir süper güç olarak kalması gerektiğini savunurlar. Türkiye dediğinizde yüzünüze bir an manasız bir şekilde bakarlar ve "Eveeet biliyoruz, hani şu Arap ülkesi" diyerek ülkemiz hakkında bir master tezi verebilecek kapasitedeki bilgilerini bizlerle paylaşırlar, böyle bir yanıta hazırlıklı olan genç Deren Koray'lılar da, Turizm Bakanlığı'ndan firma adına almış olduğumuz Türkiye broşürlerini dostlarımızın önlerine koyarak hayatlarının derslerini vermeye başlarlar. Herşeyin "en"ine meraklıdırlar. Bu nedenle dünyanın en hızlı "Roller Coaster"larına sahip bir eğlence parkı inşa etmişlerdir. Six Flags ve Magic Mountain'dan söz ediyoruz... Her bir Amerikalı özetle bizlerden biri. New York'ta kendinizden çok şey bulacaksınız ve bu yeni dünya insanını çok seveceksiniz.

Londra'daki aileler güvenilir mi?
 Kesinlikle evet. Velilerin en çok merak ettiği konu budur. Londra'da programlarımız yürüttüğümüz aileler bizlerin birer dostudur. Hepsi ile ayrı ayrı görüşüyor, kendilerini bizzat tanıyoruz. Bu yıllardan beri böyle geldi böyle de gidecektir. Her aile misafir ettiği çocuğu, ailenin bir ferdi olarak kabul eder. Bu aileler sadece Türk değil, tüm dünya ülke çocuklarını misafir etmişlerdir ve halen de etmektedirler. Aileleler, misafir ettiği öğrenci hakkında hergün bölge koordinatörüne rapor verir ve çocuklarla o denli kaynaşırlar ki, ayrılık zamanı gelip çattığında sergilenen tablo herşeyi net olarak sergiler. Aileler hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz geziye katılan öğrencilerimizden görüşlerini alabilirsiniz. Öğrencilerimizin adres ve telefonları kitapçığın sonunda yeralmaktadır.
 

<< << << << <<------- Soru indexine dönmek için basınız.