LONDRA'DAKİ AKTİVİTELERİMİZ
LONDRA YAZ OKULU PROGRAMIMIZDA ÖĞLEDEN SONRALARI VE HAFTA SONLARI GEZECEĞİMİZ MERKEZLER
Deren Koray Tourism © Copyright 2006
(Resimleri, sanal Londra turumuzda izleyebilirsiniz. Her bölge için ayrı bir link verilmiştir)
Greenwich: Thames Nehri üzerinde yeralan bu şirin semt, 16. yüzyılın sonlarından itibaren denizcilerin mekanı olmuştur. Greenwich'e gezimiz Thames nehri üzerinde ulaşımı sağlayan gezi motorları ile başlar. Thames nehri üzerinde gezerken Londra'nın sembolü olan Tower Bridge'in altından geçmek, ikinci dünya savaşından günümüze kadar gelen HMS Belfast savaş gemisini ve daha bir çok tarihi yeri gözlemek gezinin en güzel anlarından biridir. Bu gezide İngiliz rehberler gemide, gezi boyunca bizlere açıklamalar yapacaklardır. Greenwich limanına vardığımızda 19. yüzyılda sürekli çay taşıyan ve 1950 yılından beri orada demir atmış olan tarihi yelkenli "Cutty Sark" bizleri karşılayacaktır. Arkanıza baktığınızda antika eşyaların satıldığı büyük bir market göreceksiniz. Birşeyler almasanız bile burayı gezmek oldukça ilginçtir. Royal Naval College, National Maritime Museum gözlerden kaçmamalıdır. Greenwich Park'a yürürken acıktığınızı hissedeceksiniz ve bu geniş alanda güvercinlerle birlikte "packed lunch" larınızı yiyeceksiniz. Aynı anda bu parkta birdirbir oynamak D&K International öğrencilerinin bir geleneğidir. Dik bir tepenin doruğunda bizleri Old Royal Observatory bekler. 1675 yılında kurulmuş olan bu rasathane bugün müze olarak düzenlenmiştir. Herkesin kolunda bir saat olur da, koskoca dünyanın bir saati olmaz mı? Bu saate göre her D&K'li kendi kol saatini ayarlar ve biri saatinin doğru olup olmadığını sorduğunda "Greenwich ayarlıdır" diyerek gülümser. Greenwich'te 0 meridyeninin geçtiği noktayı görmemek büyük eksikliktir. Bir ayağınızı dünyanın doğusuna, diğer ayağınızı dünyanın batısına koyacaksınız. İçinizi garip bir duygu kaplayacak. Bu noktanın aynı zamanda 2000 yılının başlangıç noktası olduğunu biliyor muydunuz? Rasathanenin çatısına baktığınızda kırmızı bir top dikkatinizi çeker. Bu top 1833 yılında kullanılan dünyanın ilk görsel saatidir. (Ayrıntılı bilgi Greenwich'te). Buradan Londra bir başka görünür. Resimlerimizi de çektikten sonra Greenwich Market'e hareket ediyoruz. Burası gemi maketlerinin, el işlerinin, hediyelik eşyaların, CD'lerin ve kitapların satıldığı büyük bir markettir. Cutty Sark'a geldiğimizde Thames Nehri'nin 2 yakasındaki kubbelerle karşılaşırsınız. Bunlar bina değil 60 kişilik büyük asansörlerdir. Bunların nereye indiğini tahmin ediyorsunuz? Tabiki nehrin dibine. Her iki yakayı birbirine bağlayan Greenwich Foot Tunnel'dan geçerken soğuktan, biraz da korkudan titrediğinizi hissedeceksiniz. Üzerinizden koskoca Thames Nehri'nin geçtiğini düşünmeye cesaret edebileceğinizi zannetmiyoruz. Her ne kadar yasaklansa da tünelin, amatör müzisyenlerin şarkıları ile nasıl şenlendiğini göreceksiniz ve şarkıcılarla beraber siz de tempo tutacaksınız. Derken ikinci asansörü göreceksiniz. Bu asansör bizleri yukarı çıkaracak olan asansördür. Parka vardığımızda artık bir dondurma yemenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Buradan geçtiğimiz yerleri görmek oldukça güzel. Eğer daha yakından görmek isterseniz 20 Pence'iniz hazır olmalı. Bunu paralı dürbüne atarak arzu ettiğiniz bölgeyi yakından inceleyebilirsiniz. Şimdi 21 Yüzyılı yaşamaya hazır mısınız? Eğer hazırsanız ellerimizdeki travelcardlarla Docklands Light Railways'i kullanacağız. Island Gardens'dan bindiğimiz Hafif Raylı Sistem ile 21.Yüzyılın iş merkezlerini yukardan gözlerken tepkinizi merak ediyoruz. Canarian Wharf'ta bir mola veriyoruz. Buradaki çevre düzenlemesi ve ultramodern mimari sizlerde hayranlık uyandırır. Buraları gezerken fotoğraf makineninizi elinizden düşürmeyeceksiniz. Yolculuğumuza hafif raylı sistemle devam edip Bank istasyonuna ulaşıyoruz. Buradan Central Line ile Tottenham Court Road'a geçip Leicester Square'e ulaşıyoruz. Bu arada hava kararır ve D&K'liler Londra'nın tempolu ve çılgın gece hayatına merhaba der. Sokak konserleri, illüzyon gösterilerini izlemeden, Fun Land'de ve Sega World'de doyasıya eğlenmeden önce Mc. Donald's, KFC, Burger King, Pizza Hut, Mövenpick veya Sofra'nın zengin menülerinden birini seçerler. Daha sonra Piccadilly Circus bizleri neon ışıkları ile karşılar ve London Night by Night'ın birinci bölümü sona erer.
Camden Town: Eğer rock, pop, heavy metal müziği tutkunuysanız bu müzik tarzlarının aksesuarlarını ve antika eşyaları seviyorsanız Camden Town gençler için biçilmiş bir kaftandır. Burası Londra'nın en ilginç pazarlarından biridir. Burada Little Venice'nin uzantısı olan su kanallarındaki gezi motorları dikkatinizi çekecektir. Burada yapacağımız 90 dakikalık bir tur, ömrünüze ömür katacaktır. Burayı çok seveceksiniz. Eğer taze hindistan cevizi hiç yemediyseniz burada tatmanızı tavsiye ederiz. Unutmadan canınız taze meyve çekerse, buradan çok ucuza alabilirsiniz.
Oxford Street: Londra denince akla gelen ilk caddelerden biri Oxford Street'tir. Eğer Newyork'taki Broadway'i görmediyseniz, bu cadde eminiz ki hayatınızda gördüğünüz en hareketli ve en canlı caddedir. Burası alışveriş için biçilmiş bir kaftandır. Tarihi çift katlı otobüsleri, geleneksel siyah taksileri, Marks & Spencer, C&A, Selfridges, Byrite, Boots, Woolworth, Littlewood, Olympus, John Lewis, Mark One gibi modern alışveriş mağazaları, HMV, Virgin Megastore, Our Price gibi dev video-müzik mağazaları, meyve satan marketleri, pizza büfeleri, elektronik eşya mağazaları, bilgisayar marketleri, bilgisayar oyun mağazaları, eğlence klüpleri, dil okulları, tiyatroları ve sinemaları ile turistlerin yoğun olduğu bir caddedir. Burayı eminiz ki siz de seveceksiniz. Bu arada bu caddede satılan şekerle kavrulmuş fıstığı tatmanızı tavsiye ediyoruz. Özel bir gecemizde bu caddede yeralan Londra'nın en ünlü Türk restoranı Sofra'da Türk yemeklerini yemek yine D&K International öğrencilerinin bir geleneğidir.