Leicester Square: Burası dünyaca ünlü bir meydandır. Amatör müzik gruplarının konserlerini burada dinleyebiirsiniz. Leicester Square'de İngiliz'lerin geleneksel menüsü olan fish & chips'i (norveç balığı ve parmak patates) burada tadabilirsiniz. 1 Pound'a pizza satan ve yanında ücretsiz salata veren restoranlar, KFC, Burger King, Mc Donald's, Pizza Hut gibi dünyaca ünlü fast food mağazalarının yanında Meksika, Çin ve Japon restoranları, Londra'nın en ünlü diskolarından olan Hippodrome ve Equinox Disco burada yeralır. Şans oyunlarının da oynandığı bu alan, mini bir Las Vegas görünümündedir. Amerikanın Sinema devi Warner Bros'un büyük bir sinemasının yanında Odeon ve Empire gibi dev sinema salonları yine bu meydandadır. Leicester Park'ında dünyanın önemli şehirlerinin bulunduğunuz noktadan uzaklıkları levhalarda yazılıdır. Bu levhaları okurken dünyanın merkezinde olduğunuz hissine kapılacaksınız. Parkın hemen yanında, Arnold Schwazeneger, Sylvester Stallone gibi Amerikalı aktörlerin el izlerini görebilirsiniz. Hediyelik eşya mağazaları oldukça ilginçtir. Swiss Centre'nin önünde taze bir portakal suyu içmek enerjinizi arttıracaktır. Bu arada her saat ortaya çıkan Alp senfonisini dinlemenizi hararetle tavsiye ediyoruz. Buradaki çanların melodi şeklinde çalması sizleri hayrete düşürecektir. Hemen karşınızda sokakta portrenizi çizecek bir çok usta ressam sizleri bekliyor olacak. Bu sanatçıların ne derece profesyonel olduklarını film yıldızlarının çizilmiş portrelerini gördükten sonra karar vereceksiniz. Geceleri Leicester Square görülmeye değerdir. Burası o denli canlıdır ki kendinizi adeta kaybedersiniz. Hele hele kabile danslarını seyretmek onlarla Afrikalı yerlilerle birlikte dansetmek ayrı bir zevktir. Özellikle pazar günleri burası bir panayır görünümündedir. Biraz ilerde de Piccadilly Circus bulunmaktadır.

Piccadilly Circus: Evet gençler, %100 eğlenceye hazırsanız, size Piccadilly Circus'u anlatmaya başlayabiliriz. Leicester Square'den ayrıldığımız andan itibaren hemen sağ tarafınızda baktığınızda hakkında sürekli haberler okuduğunuz dünyaca ünlü film starlarının ve pop sanatçılarının bir araya geldiği Planet Hollywood'u göreceksiniz. Bu restoranın vitrininde Star Wars'ın film kahramanlarını gördüğünüzde sakın şaşırmayın. Bu restoranlar zincirinin işletmeciliğini yine ünlü Amerikan film starlarından Arnold Schwazeneger ve Sylvester Stallone üstlenmiştir. Bu kalabalık meydanda gezerken sağ tarafta Trocadero Centre gençleri çağırmaktadır. Hemen sonra yan tarafta bulunan Emaginator'un sırasına giriyoruz. Bir uzay gemisinde ya da çölde uçarak yolculuk yapmaya ne dersiniz? Bu yolculuk sırasında nefesinizi tutacak, kendinizden geçeceksiniz. Evet bu kadar heyecan yeter değil mi? Bir kat yukarı çıktığımızda karşımıza uzay istasyonu gibi dizayn edilmiş, şeffaf yürüyen merdivenlerle bol ışıklı ilginç bir yere gelirsiniz. Burası Sega World'dür. 7.Eylül 1996 yılında açılan bu mega eğlence merkezindeki atraksiyonlar kesinlikle sürpriz! D&K ile Londra'da yaşayacak ve burayı kendi gözlerinizle göreceksiniz. Yürüyen merdivenlerle bir üst kata çıktığımızda dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağınız bir eğlence merkezi sizleri ağırlayacaktır: Fun Land, 3 boyutlu bilgisayar oyunlarının, çarpışan otoların ve tilt makinelerin bulunduğu bir merkezdir. Oyunlarda başarılı olan öğrenciler başarı fişleri kazanırlar ve bu fişlerin karşılığında diledikleri hediyeyi alırlar. Burada birbirinden ilginç araba yarışları ve uçak similatörleri ilginizi çekecektir. Laser Bowl bölümü bowling meraklıları için idealdir. Giant Screen'de gerçek bir araba kullanıyormuş hissine kapılacağınızdan eminiz. Bu arada 6 kişilik savaş ekibini kuran D&K'liler uzay gemilerinde lazer savaşlarına katılırlar ve başarı fişleri kazanırlar. Diğerleri dilerseniz yine sürpriz olsun. Trocadero Center'deki Little Wood şeker mağazasından dilediğiniz şekeri almak, dükkanları birer birer dolaşmak ayrı bir zevktir. Dışarı çıktığımızda gençlerin buluşma noktası olan Eros Heykeli'ni görebilirsiniz. Başınızı biraz yukarı kaldırdığınızda neon ışıklı reklam panolarını göreceksiniz. Buradaki renk cümbüşü sizleri cezbedecektir. Gece Piccadilly Circus'u gezmek ayrı bir zevktir. Tabiki bu zevki hep beraber tadacağız. Trocadero'nun yanında bulunan Rock Circus tüm gençlerin ilgisini çeken çok ilginç bir eğlence merkezidir. Burada Madame Tussaud tarafından yapılan Rock sanatçıların hareketli heykellerini ve bunların kendi hit parçalarını seslendirdiklerini göreceksiniz. Bu büyük konseri kesin izlemelisiniz.

St. Paul's Cathedral: 7. Yüzyıldan beri çeşitli şekillerde inşa edilen bu katedrali bugünkü görünümüne kavuşturan mimar Sir Christopher Wren'dir. İsmini 17 Ton ağırlığında olan çandan alan St. Paul's Katedrali 111m. yüksekliğindedir. Prens Charles ve Lady Diana bu kilisede evlenmişlerdir. Çiftin düğün resimlerini içeride görmemiz mümkündür. Katedralin 30 m. yukarısında ziyaretçilerin ilgisini çeken bir bölüm de Whispering Gallery'dir. Mükemmel akustiği sayesinde bir duvarın yanından fısıltıyla konuşsanız bile kubbenin karşısında bulunan bir başka kişi sizi rahatça duyabilir. John Donne, Van Dyck, Amiral Nelson, Christopher Wren gibi birçok ünlünün mezarları burada bulunur. Katedralin kubbesinden Londra bir başka güzeldir, ne var ki kubbeye çıkmak, sonu gelmeyen merdivenleri tırmanmak ve inanılmaz dar geçitlerden geçmek genç D&K'lileri biraz zorlar. Londra'nın muhteşem manzarası ile karşılaşınca öğrencilerimiz tüm yorgunluklarını unuturlar.