Times Square yakınındaki eğlence merkezinde ne ararsanız var. Yalnız burada Londra elektronik oyunlar bakımından daha ağır basıyor sanki. Londra'daki oyun çeşidi ve bu salonlara ayrılmış alanlar daha fazla. Burada hepinizin çıldırdığı Lazer savaşları da var. Ancak sıra nedeniyle bir dahaki sefere dedik.  
Yine de New York New York'luğunu yaptı ve Londra'da olmayan bir makineyi karşımıza çıkardı. Burada bir ilan görüyorsunuz. Bu ilanı hatırlıyorsunuz. Hani Teksas'ın kasabalarında elektrik direklerine asılan ilanlardan. Wanted ! Kimler aranıyor dersiniz?  
Nuray, Gözde ve Gülay aranıyor. İlan bastırdılar kendilerine. Çok güldük vallahi. Dünyadaki ilk ve son örnek herhalde: Kendilerini yakalatmak için para ödeyen ve afişe eden kişiler. Tatlı bir anı olarak zihinlerde kalacak. Biz de o anı burada ölümsüzleştirdik. 
Times Square yakınlarında bulunan bir mağaza ama ne mağaza... "En"lerin yaşandığı bir şehir yine size ayrı bir "en" sunuyor. En büyük bilgisayar mağazası. Siz de bir bilgisayarseverseniz, bu mağazada delirmeye hazırsınız demektir. Yok yok içinde...
Battery Park'tan kalkan gezi motorlarının önündeyiz. İşte New York'un en güzel günlerinden bir tanesi. Hava sıcak ama terletmiyor. Buradan önce Statue of Libery ve ardından da Ellis Island'a geçeceğiz. Amerika'nın sembolü sadece yarım saat ilerimizde duruyor.
Kuyrukta sıramızı beklerken sıkılmadık dersek yeridir. İşte Jamaika'lı bir busker... Çaldığı özel bir ensturman ile bizlere egzotik müzikler dinletti. Pek de güzel çalıyor. Bir tarafta da 4 tanesi 10 Dolar'a satılan New York tişörtleri var. Bu tişörtler turistler tarafından adeta yağmalanıyor.