Ve işte zafer anı. Bizimkiler pek bir suskunlardı yanındayken. Kendilerine dışarı çıkınca geldiler. Öyle diyorlar valla ben onların yalancısıyım
Bu arada benimle tokalaştığı için bana elimi yıkamama konusunda çok büyük baskılar yaptılar. Onların hatırı için yıkamadım bir süre.... ta ki akşam yemeğine kadar.
Gülen yüzler. Nasıl da mutlular. Nedir bu ünlülerden çektiğimiz? Tarkan'la da New York'tayken telefon ile görüştüğümde beni unutmuşlardı. Aman onlar mutlu ve sağlıklı olsunlar da, Onlar bizim gözbebeklerimiz !
Nazlı'daki keyife bakar mısınız? Herhalde bir insan bu kadar mutlu olabilir. Nazlı ile Ricky'nin ortak bir noktası var. Her ikisinin de sesi çok güzel. Nazlı'nın sesini ve  Devrim'in gitarını asla unutmayacağız.
Fotoğraf üstüne fotoğraf. Bu anın bitmesini hiç istemiyorlar adeta. Her ne kadar "haydi geç oldu gidelim artık" dediysem de dinletemedim bizimkilere.
"Tamam artık bu son poz" dedim ve bastım butona. Ortalık zaten anneler ve babalar gününü ortak kutluyor ! Ne yaptılar CD'leri acaba? Ben ki bu dünyada albüm alacak en son kişi, bana bile Ricky'nin CD'sini aldırdılar. İyi ki de almışım..